Ozgur Serdar Altunoglu

Animasyon ve Konsept Sanatı

  • CV
    • CV (Türkçe)
    • Konsept Sanatı Antolojim
    • Yazılar
    • Linktree
    • Hakkımda
  • BLOG
  • İLETİŞ
  • Türkçe
Shoemania

Bir Türkü Öyküsü: Babaannem Cemile

Tarih: 2013-05-26
Kategori: Hikâye

Bir ayakkabı mağazasındayım. Hem kel hem de fodul erkek arkadaşımın ve babetçi ablamın aksine, topuklu ayakkabılara bayılırım. 23 pontluk ayakkabıları, tıkır tıkır denemeye başladığım anda kendimi kaybederim. Dünyaya 15 cm tepeden bakmak… Erkek arkadaşım kompleks yapsa da düztaban ablama fenalık gelse de umurumda değil. Sanırım ben, efsane bacaklı babaanneme Cemile’ye çekmişim.

Bazı züppe arkadaşlarım demode bulsa da adımdan memnunum. “Cemile” babaannemin adı, köyün en güzel kadını. Dere kenarında çamaşır yıkayıp yürek yaktığı söylenir, nur içinde yatsın. Güzellik suç mu? Hakkında birçok rivayet var, ne derlerse desinler, ben inandığıma bakarım…

Hikaye ise şöyle:

Bizim Meşeli Orman Beldesi’nde hava nemli ve sıcaktır, o yüzden kısa kolluları ve havadar etekleri giymek doğaldır. Babaannem de şanını dere kenarında çamaşır yıkarken kazanmış. Basma fistanın eteğini, baldırına kadar bir sıyırırmış ki kar beyaz bacaklarını görenlerin eli ayağına dolanırmış.

Rahmetli dedem de işte o gariplerden biri. Duygusal bir adammış, ninemin fistanı arasından ışıldayan süt bacaklarını gördüğü anda çarpılmış garibim. Hatun güzel, talibi çok. Üç gün boyunca babasına yalvarmış, tam razı edip istetmeye gidecekken, hatunu zengin bir adama vermesinler mi. Zavallı dedem, deli divane olmuş, kendini yaylaya çayıra vurmuş. Babası -yani büyük dedem- akıllı adammış. Oğlunun eline vermiş sazı, “Deli deli dolanma oğul, elemin kederin varsa dök içini” demiş.

Dedem de başlamış türkü çığırmaya. “Baldırı çıplak Cemile’m nasıl nasıl edelim biz bu işi. Cemile’min gezdiği dağlar meşeli, haydi üç gün oldu Cemile’m ben bu derde düşeli. Baldırı çıplak Cemile’m nasıl nasıl edelim biz bu işe, nikâhımızı kıysın, ünnen gelin Hoca Memiş’e. Cemile gız ne gezersin hayatta, basma da fistan, parlak da potin ayakta…”

Tanıdık geldi mi? Saz iyi fikir, ama dedeme yetmemiş. Dedem köye yaylaya sığamayıp kendini İzmir’e atmış. İzmir sokaklarında sazını tıngırdatırken -şans işte, aşkta kaybeden parada kazanıyor- TRT’den yetkili bir ağabey dedemi keşfetmiş. Türkü hoşuna gitmiş, ama sözleri biraz muzır gelmiş. “Sen hele şu baldırı değiştir, sonrasını bana bırak” demiş. Dedem başta pek yanaşmamış; ama karın gurultusu sazın sesini bastırmış. N’apsın garip, kabul etmiş. “Baldırı çıplak” olmuş sana “gaydırı gubbak”. Sonrası malum. Türkü ulusal radyoda duyulduğu an meşhur olmuş. Dedemin eli biraz para görmüş olsa da Cemile ve süt bacakları gönlünde bir yara olarak kalmış.

Yıllar sonra dedeme, köyden bir mektup gelmiş, babası hastaymış. Dedem anında köye varmış. Vardığında kahraman gibi karşılanmış. Ne de olsa artık ünlü bir türkücüymüş. Babasını ziyaret etmeye gelmiş, ama aklı hâlâ Cemile’de. Bir soruşturma. Şansa bakın ki huysuz Cemile ilk kocasını gömmüş!

Uzatmayalım, dedem müjdeyi alır almaz süt bacak Cemile’nin ikinci kocası olmuş. Babaannem daha iyisini mi bulacak? Didişe didişe yaşlanmışlar. Dedem bir daha da şehre dönmemiş. Ben dönmesini isterdim. Aşk gözünü kör etmiş demek. İkisi de nur içinde yatsın.

Maziye dalmış, aile mitolojimizi düşünürken kendimi kasada buldum. Ablamın bıkkın bakışları eşliğinde 23 pontluk ayakkabımın parasını ödeyip çıktık. Üstüne de yeni eteğimi çektim miydi oh çok yakışacak.

– o –

Bu hikâyeyi yazdıktan sonra gördüm ki Cemile’nin gerçek hikâyesi farklıymış. Gerçeği merak ediyorsanız tıklayın, hayal diyarında takılmak istiyorsanız tıklamayın:  Gaydiri Gubbak Cemilem Türküsünün Gerçek Hikayesi

 

Etiketler: edebiyat atölyesi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • LinkedIn
  • Behance
  • ozthealem
  • Paylaşım İmajı

Günün En Çok Bakılanları

  • stereogram serdaraOto-Stereogram (Şaşı Bak Şaşır) Çeşitleri ve Yapılışı (4)
  • Fight Club Official Trailer 1999 Brad Pitt Edward NortonDövüş Kulübü 1999 Film Analizi – CPLT481… (2)
  • Yaşasın Forma Kazanmışım!Yaşadığım En Kaliteli Dolandırılma Hadisesi (3)
  • Logo Yapım: MockupTaslaktan Mockup’a Adım Adım Logo Tasarım Süreci (0)
  • grafik yetenek sınavı salonuGrafik Yüksek Lisans Yetenek Sınavı ve Mülakat… (1)
  • Reilly MetoduFrank Reilly Metodu: Bir Anatomi Çizim Tekniği (0)
  • İngilizce öğrenmekİngilizce Sınav Tavsiyeleri: TOEFL or IELTS Hangi Sınav? (0)
  • Üşeniyorum, o halde yarın.Verimlilik Programları: Bilgisayara karşı yenilmeden… (0)

Seçme Yazılar

Onepunchman Anime

Türkiye’de Bilimkurgu Çizgi Romanın Geleceği

Çizgi roman, grafik ile metnin birlikte kurgulanması ile gerçekleşen bir anlatı sanatıdır. Bilimkurgu çizgi romanı ise bilim ve teknoloji unsurlarını kullanarak oluşturulan bir çizgi roman türüdür. Fakat Türkiye’de bilimkurgu çizgi romanı üretimi beklenen düzeyde gerçekleşememektedir. Bu yazıda Türkiye’de bilimkurgu çizgi romanı üretimi için gereken sanatsal, bilimsel, teknolojik ve kültürel altyapı ihtiyaçları incelenecek ve bu tespitler ışığında dünya çapında başarıya ulaşmış bir çizgi roman çözümlemesi yapılacaktır.

Ozgur Serdar Altunoglu © 2026

  • Türkçe