Ozgur Serdar Altunoglu

Animasyon ve Konsept Sanatı

  • CV
    • CV (Türkçe)
    • Konsept Sanatı Antolojim
    • Yazılar
    • Linktree
    • Hakkımda
  • BLOG
  • İLETİŞ
  • Türkçe
Rapunzel ve Ejderha

Rapunzel’in Anlatılmayan Öyküsü

Tarih: 2014-08-19
Kategori: Hikâye

Yıllar önce yaşadığım uzun hikayenin en ahenkli kısmı…

Ön Bilgi: Rapunzel, hapsedildiği kulede yalnız değildir. Odasındaki küçük kafeste ona aşık sivri dilli bir yaratık vardır.

Rapunzel Harikalar Diyarında

Ben kafeste ejderha, Rapunzel’in kulesinde, anahtar memesinde, tehlikeliyim yakarım yandılar nefesimle, kimse dayanamadı kimse okuyamadı. Karşımdaki kaçardı açtığımda ağzımı, ama havlayan rezervuar köpeği ısırmazdı.

Bitli Rapunzel beni evcilleştirmeye çalıştı, oysa özgürlük benim tüm savaşımdı. Buraya nasıl düştüm orası muamma, sonum ise belirsiz, kocaman bir dilemma.

Rapunzel’in omzunda bir garip serçe, yem atsan yeme gider, ellerimde kelepçe, hiç bakmıyor aşifte yüzüme bile, yüzme de bilmiyor, boğuluyor denizde. Rüyalar görüyorum kafesimden kurtulup, kapıyorum Rapunzel’i saçlarından tutup. Uçuyoruz Alis’in saklı memleketine. Bir öcü hayal kurmuş, bundan kime ne? Saygı mı duydun, başlatma nezakete.

Rapunzel’im delirdi, kesti saçlarını. Yalnız kaldı böğürdü bahçedeki hayvanları; serçe prensler aşk kırıntılarına dadandı. Rapunzel’in tek dileği kendi olmaktı, yaptığı ise sadece yağmurdan kaçmaktı. Oysaki yağmur affeder buluttan gelir, hatta belki benim bile ateşimi söndürebilir.

Ben kafesteki canavar, bu da ölüm fermanım, bulamazsam muhatap kendimi de yakarım. Savaşlar açarım inatlar kalesine, bir çatlak bile oluşmadı o lanet kulesine. İçerdesin diyorlar ama kafesteyim, bu kıç kadar gönül odasında sanırlar majesteyim. Zıt çıktım hepsine, dostlarımı tersledim, artık merak etmiyorlar kimleyim nerdeyim. Özgürlük sadece, özgürlüktür dileğim, yavaş yavaş daralıyor bu deli gömleğim.

Kim bilir kaç ordu kuşatmış kaleyi, ha bire bombalamış örselemiş güveni. Her yıkımdan sonra bencil cadı belirmiş ve daha kalın örmüş o lanet yemini. Buraya nasıl düştüm hatırlamıyorum, hafızam silinmiş mal mal bakıyorum. Bu canavar sureti, bu masal, bu dizi; ey kesik saçlı Rapunzel öp de uyandır bizi.

Tüm küçük s’ler adına Şapkacı S.

Etiketler: uyarlama öykü

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • LinkedIn
  • Behance
  • ozthealem
  • Paylaşım İmajı

Günün En Çok Bakılanları

  • stereogram serdaraOto-Stereogram (Şaşı Bak Şaşır) Çeşitleri ve Yapılışı (11)
  • Death Note MangaEn İyi Manga, Anime ve 2D Animasyon Programları (2)
  • Atina okulu felsefeFelsefeye Giremeyiş – FEL666 (0)
  • Arjantin Eller MağarasıRenk Teorisi: RGB – CMYK ile Geleneksel… (3)
  • Fight Club Official Trailer 1999 Brad Pitt Edward NortonDövüş Kulübü 1999 Film Analizi – CPLT481… (2)
  • 3D Tasarım ProgramlarıEn İyi 3D Tasarım Programları: Yeni Başlayanlar için… (1)
  • Bilgisayar AnimasyonuBilgisayar Animasyonu ve Oyun Teknolojileri Tezsiz… (2)
  • 3D Kampüs TasarımEn İyi 3D Animasyon ve Karakter Tasarım Programları (0)

Seçme Yazılar

Atina okulu felsefe

Felsefeye Giremeyiş – FEL666

Vay anasını 4. sınıf olduk. Bayram münasebetiyle soracaklar yine “hmm bu sene bitiyor yani”, “yok 4. sınıfım ama bitmiyor, bu sevda öyle kolay biter mi?” (gülüşmeler), öğrenci olmanın dayanılmaz hafifliği:P Neyse konu bu değil. Konu, her şeye baştan başlamaya karar vermiş olmak: Bu dönem hoca, Marx 1844 El yazamalarını vermiş okuyun diye, okuyorum, her satırda Foyerbah (Feuerbach)’tan bahsediyor. Yani önce Foyer’i okusam diyorum, Marx’ı yarım bırakıyorum; tabi önce Hegel’i anlamak lazım; ama onun öncesi Kant (ki onu Delüuzz (Delluze) sayesinde pek severim, anlayabildiğim için) okunmalı; ama bu adamlar pek okunmak istenen adamlar değiller sanki. Okunmak isteseler Marx gibi Kapital’in mangasını çıkartırlardı, böyle bol resimli, üstüne de diziyi çektin mi yaprak dökümü misali oh, al sana yaşam felsefesi…

Ozgur Serdar Altunoglu © 2026

  • Türkçe