Ozgur Serdar Altunoglu

Animasyon ve Konsept Sanatı

  • CV
    • CV (Türkçe)
    • Konsept Sanatı Antolojim
    • Yazılar
    • Linktree
    • Hakkımda
  • BLOG
  • İLETİŞ
  • Türkçe
  • İngilizce

Sinema Dili Atölye Notları @ Gümüşlük Akademisi

Tarih: 2014-08-15
Kategori: Eğitim, Sinematografi

Banksy Pulp Fiction

Yedinci sanat pahalı bir uğraşı ve tek başına gerçekleştirmek zor.  Animasyon yapacaksanız ve projeniz için Kültür Bakanlığı veya Bilmemne Festivalinden destek isteyecekseniz senaryo yazımı hakkında bir şeyler biliyor olmanız gerekir. Ben de bu niyetle Gümüşlük Akademisindeki Ümit Ünal‘ın Sinema Dili atölyesine katıldım. Atölye üç günlüktü ve bir çok önemli noktayı fark etmemi sağladı.

Hocamız “Senaryo yazmayı öğrenmek en az altı aylık bir süreç, bu atölyede size sinemanın dili hakkında giriş niteliğinde bir şeyler anlatacağım” dedi. İyi de dedi; çünkü benim konu ile ilgili hiç bir bilgim yoktu. Neyse işte ben de atölyeden kalan şeyleri kısa kısa yazayım dedim. Lafı uzatmadan aldığım notlara bir bakalım:
[Okumaya devam et…]

Etiketler: gezi, Gümüşlük Akademisi, senaryo

Sinema Edebiyat Evliliği Hikâyesidir

Tarih: 2012-02-09
Kategori: Hikâye, Sinematografi

Dostoevsky: Balta

Eskiden sinema mı vardı? Yazı vardı, yazı. Tabi ondan önce söz, ondan önce işaret, ondan önce de bakış… Ama bu Sanat’ın âsi kızı Edebiyat’ın hikayesidir.

İnsanlar bir gün “Biz okurken çok sıkılıyoruz, bunları tembel kulaklarımız için seslendirin, çapkın gözlerimiz için canlandırın; sözlü işaretli bakışlı kültürümüze hitap etsin.” dedi ve Tiyatro doğdu. Tiyatroda efsaneler canlandı, Trajedi doğdu. Seyirciler üç üstü çocuk yapıp çoğaldıkça amfileri yetişemez oldu. Bu arada sanatın asi çocuğu Edebiyat altın çağını yaşıyordu. Hiç bir kardeşi saygıda kusur etmiyordu. Ta ki tiyatrodan biri “Hadi bunları filme çekelim sarıp sarıp baştan izleyelim” diyene dek. Ve böylece yedinci çocuk, Sinema doğdu. Doğar doğmaz Edebiyat’a âşık oldu, Edebiyat bu genç ve çıtır kısmeti kaçırır mı? Vakit kaybetmeden evlendiler.

Uzun bir süre Sinema, diğer sanatlar gibi Edebiyat’ın sofrasından beslendi: romanlar filmlere; öyküler kısa filmlere; şiirler kliplere dönüştü. Ve bir gün Sinema, aldattığı karısı Edebiyat’a, “Ben artık çıtır Senaryo’yu seviyorum ayrılıyorum senden!” dedi ve gitti. Artık Sinema, Edebiyat’ın yüzüne bakmıyor, Senaryo ile kırıştırıyor, bundan türeyen çocuklar salonları dolduruyordu. Derken kopyacı korsanlar, piyasayı istila etti, salonları basıp seyircileri kovaladı. Korkudan herkes evine kapandı, televizyonla korsan filmlerle uyuşturdular kendilerini.

Sinema krizdeydi. Artık ne yapsa anında internete düşüyor ve herkesçe paylaşılıyordu, bu yüzden Sinema’nın sigortası attı ve Senaryo’yla arası açıldı. İntikam soğuk yenen bir yemekti. Bunu fırsat bilen Edebiyat yeraltından çıkıp, şımarık Senaryo’yu ziyarete gitti. Burnu büyük Senaryo, bunlara hiç yüz vermediği gibi stüdyodan kovdu. Bunu hazmedemeyen kıskanç ama gururlu Edebiyat, Raskolnikof`un (bkz: Suç ve Ceza) baltasını alarak senaryonun beynini akıttı; çünkü edebiyat aynı zamanda kıskançtı.

Bu aşk cinayetinden sonra Edebiyat vicdan azabı çekmedi, üstüne üstlük merhumun özel efektleriyle kendine senaryo süsü verdi. Popüler kültürden kör olmuş Sinema eve döndüğünde yerdeki kanları film dekoru zannetti, Senaryo kılıklı Edebiyattaki değişikliği ise hiç fark etmedi ve sonuç olarak Sinema Edebiyat evliliği bir şekilde devam etti.

Dövüş Kulübü 1999 Film Analizi – CPLT481 – Final Ödevi

Tarih: 2003-01-22
Kategori: Sinematografi

Fight Club Official Trailer 1999 Brad Pitt Edward Norton

Fight Club (1999) benim isyanımdı, hani metal müzikteki Smells Like Teen Spirit gibi sağlam bir isyan. O dönem izleyen kapitalizm müptelası çoğu genci etkilemişti. Ben de bu film patladığında Yeditepe’de mühendislikte okuyordum ve dışarıdan seçmeli ders alabileceğimizi ancak ikinci sınıfta fark ettim. “Selected Topics from Cinema” adında bir ders seçmiştim ve sinema ve diğer alandaki bilgilere ne kadar aç olduğumu gördüm. Sonra unuttum tabi. Derste filmleri Freud (Froyd) ve Lacan (Lakan) perspektifinden inceliyorduk tabi ben hiç bir şey anlamıyordum (henüz ne felsefe ne de sosyoloji okumuştum). Neyse anladığım kadarıyla final ödevi olarak Dövüş Kulübü filmini seçip analizini yaptım. AA gelmişti. Şimdi mühendis kafası ile ne kadar sistematik bir inceleme yaptığımı fark ediyorum. Hocanın istediği Lacan’cı analizlere girememişim ama Freud açısından elimden geleni yapmıştım.
[Okumaya devam et…]

Etiketler: araştırma, film yorumu

  • <<
  • Sayfa 1
  • Sayfa 2
  • LinkedIn
  • Behance
  • ozthealem
  • Paylaşım İmajı

Günün En Çok Bakılanları

  • stereogram serdaraOto-Stereogram (Şaşı Bak Şaşır) Çeşitleri ve Yapılışı (27)
  • Fight Club Official Trailer 1999 Brad Pitt Edward NortonDövüş Kulübü 1999 Film Analizi – CPLT481… (3)
  • Animasyon OkullarıDünyanın En İyi Canlandırma / Animasyon Eğitimi… (2)
  • en iyi anime serileriEn Favori Anime Dizilerim: Evangelion, Fullmetal… (10)
  • Karagöz Hacıvat Gölge Oyunu AnimasyonAnimasyon Çeşitleri, Etimolojisi ve Felsefesi (1)
  • Typeface tableTipografiye Giriş: Tipografi Font Typeface Nedir? (3)
  • grafik yetenek sınavı salonuGrafik Yüksek Lisans Yetenek Sınavı ve Mülakat… (2)
  • Lise Eğitimi vs Üniversite EğitimiTürkiye’deki Canlandırma / Animasyon Eğitimi… (0)

Seçme Yazılar

Wizard of Oz Remake - Ozart Design

VFS – Animation Concept Art 4. ve 5. Dönem Nasıl Geçti?

VFS ACA “Animation Concept Art” programındaki 4. ve 5. dönemlerin tamamlanmasıyla birlikte son dönemece de erişmiş olduk. Önceki dönemlerin yazılarını okuduysanız işte bu da sondan bir önceki halka. Bu yazıyı yazmak da Summer Break’e kısmetmiş.

Ozgur Serdar Altunoglu © 2026

  • Türkçe
  • English