Ozgur Serdar Altunoglu

Animasyon ve Konsept Sanatı

  • CV
    • CV (Türkçe)
    • Konsept Sanatı Antolojim
    • Yazılar
    • Linktree
    • Hakkımda
  • BLOG
  • İLETİŞ
  • Türkçe
Ankara Kaldırımları

Doktor, Ankara ve Kaldırımlar…

Tarih: 2013-06-19
Kategori: Hikâye

Edebiyat atölyemizdeki 7. çalışmamız oldukça zordu. Önceden belirlenmiş cümlelerden biriyle “Kaldırıma ayağı takıldı düştü.” başlayıp devamında da diğerlerini kullanıp tek sayfalık hikaye oluşturmamız gerekiyordu. Alacağın olsun Gaye Hoca. Neyse yine de ortaya anlaşılır metaforik bir çalışma çıktı. Bana ilham kaynağı olan Ankara kaldırımlarına ve doktorlarımıza sevgilerimi sunarım. Haydi bakalım.

Doktor, Ankara ve Kaldırımlar…

Kaldırıma ayağı takıldı düştü. Hem de burun üstü. Okul dönüşü, yorgundu, aklı başka yerdeydi, insanlık hali; ama bu sefer bayağı sertti. Eve birkaç metre kalmıştı, burnu kanıyordu. Toparlandı, çantasından bir mendil çıkarıp burnuna tampon yaptı, eve doğru koştu.

Kapıyı annesi açtı. Bir anne için ne korkunç bir manzara. “N’oldu yavrum?” Annesinin aklına hemen üst komşusu geldi, doktorun kapısını çaldı.  İçeriden o kadar çok ses geliyordu ki kimse zilin sesini duymuyordu. Galiba yine ağabeyi kardeşini dövüyordu. Ne kalabalık bir aileydi. Yaramaz olana değil de şu doktor ablasına ihtiyacı vardı.

Kapı açılır açılmaz, “Doktor doktor baksana.” diye seslendi. İçeriden TUS’a hazırlanmakta olan genç kadın tatlı sert tonda cevap verdi:

– N’oldu yoksa yine mi?

– Evet yine.

– Tamam geliyorum.

Doktor ilk yardım çantasıyla indi, neyse ki burunda kırık yoktu. Pansuman yaptıktan sonra çocuğa sordu “Yine mi o kaldırımlar?”

Ankara ve Kaldırımlar

“Evet abla, o kaldırımlar… Yağmurda paçama tükürüyorlar, kuru havada çelme takıyorlar, akşam yolumu kesiyorlar, gündüz yönümü şaşırtıyorlar, hatta bazen ağızlarını açıp beni yutmak istiyorlar zor kaçıyorum.”

Doktor ablası bu şizofren çocuğu severdi. Zengin bir hayal dünyası vardı. Ona göre her şey canlıydı, kaldırımdan tut da otobüse, koltuğa, sandalyeye, sineğe kadar. Annesi endişeli gözlerle bakarken aslında oğlunun burun kanamasından çok ,akıl sağlığından endişeliydi.

Doktora sordu:

– Nasıl, doktor sence, düzelir mi?

– Düzelir, düzelir.

– Onu demiyorum, bu kafası düzelir mi, eşyalarla konuşuyor doktor kızım?

“Hayal dünyası geniş, merak etme büyüyünce geçer.” diyip çıktı. Büyüyünce sınavlarla yontula yontula geçer, çocukluk hayalleri sistem çarkında ufalanınca geçer, kendini unutuncaya kadar ders çalışınca geçer, geçer işte merak etme, büyüyünce bize benzer, diye söylendi merdivenleri çıkarken.

Doktor, mesleğini ne kadar sevse de bıkmıştı artık, okula adımını attığı anda bundan sonraki en değerli on yılını zaman bankasına ipoteklediğini anlamıştı, ama artık çok geçti, keşke bir şey olsa da bu çarktan çıkabilseydi, bir felakete bile razıydı…

Uyku problemi vardı doktorun. Nöbetler, sınavlar, stres tüm düzenini altüst etmişti. Günlerce uyuyamadığı oluyordu. Uykularında tükeniyordu nefesi ve birden uyanıyordu. Yine uykusuz bir gün, Ankara’nın ıssız sokaklarında yürümek için sokağa çıkmaya karar verdi. Uykusuzluktan başı ağrıyordu. Sokağa adımını attığı anda kaldırıma takılıp düştü. Gözlerine inanamadı, kaldırımlar hareket ediyordu. Doktor o an rüyada olduğunu anladı. Bilinçaltı çorbaya dönmüştü, yatağına dönüp yatarsa uyanacağından emindi. Tek yapması gereken evine dönmekti. Fakat bu, o kadar da kolay görünmüyordu, kaldırımlar onu başka bir yere doğru sürüklemeye başlamıştı. Aslında bu bir kâbus değildi, uyanmak istemediği bir rüyaydı…

Etiketler: Ankara, edebiyat atölyesi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • LinkedIn
  • Behance
  • ozthealem
  • Paylaşım İmajı

Günün En Çok Bakılanları

  • stereogram serdaraOto-Stereogram (Şaşı Bak Şaşır) Çeşitleri ve Yapılışı (8)
  • En iyi blog siteleriEn iyi blog oluşturma sitelerine genel bir bakış… (17)
  • Fight Club Official Trailer 1999 Brad Pitt Edward NortonDövüş Kulübü 1999 Film Analizi – CPLT481… (8)
  • Karagöz Hacıvat Gölge Oyunu AnimasyonAnimasyon Çeşitleri, Etimolojisi ve Felsefesi (4)
  • Arjantin Eller MağarasıRenk Teorisi: RGB – CMYK ile Geleneksel… (3)
  • Animasyon prensipleriAnimasyonun 12 Prensibi ve Özeti 3 Temel İlke (1)
  • Yaşasın Forma Kazanmışım!Yaşadığım En Kaliteli Dolandırılma Hadisesi (0)
  • Bilgisayar AnimasyonuBilgisayar Animasyonu ve Oyun Teknolojileri Tezsiz… (1)

Seçme Yazılar

Inktober 2016

Mürekkep Dosyası: Çinileme eğitim kaynakları ve Inktober etkinliği

Mürekkebin kendine has bir büyüsü var. Belki de en eski boyama geleneklerinden biridir mürekkep. İlkokulda mum isine su katarak ürettiğimizi hatırlıyorum. Tasarımcılar olarak tabletlerle o kadar vakit harcar olduk ki analog materyaller ile olan mistik bağımız zayıfladı. İşte belki de bu histen yola çıkarak Inktober etkinliği doğdu.

Ozgur Serdar Altunoglu © 2026

  • Türkçe