Kolaydır kaprisli güzeli sevmek. Öyle kolay ki Azra’yı, Adriana’yı, Behlül’ü, İstanbul’u. Odun da sevebilir: engin ufku, bacağı, baklavayı, vapuru; boğazı, gerdanı ve denize eğilmiş söğüt ağacını.
Kıyısı, kumsalı, kordonu yoktur Ankara’nın, övgüye ihtiyacı da yoktur zaten. İstediğin kadar tepin diren, bakarsın tayin çıkar ya da okul kazanırsın, Hz. Murphy kanunuyla gelirsin mecburen. Keçi bağlasan durmazmış, dört milyon keçi de mi şizofren?
[Okumaya devam et…]




Mülakatlara alıştım hatta zevk almaya bile başladım, her seferinde farklı insanlar tanıyorsunuz, kısacık zaman diliminde sizi tanımaya çalışıyorlar “ayinesi iştir kişinin tipe bakılmaz” atasözüne ne oldu?, Resimdeki tiplere bakın hayatlarına ilk defa o gün takım giydiler. Resimdeki 
Bu dönem hoca, Marx 