Ozgur Serdar Altunoglu

Animasyon ve Konsept Sanatı

  • CV
    • CV (Türkçe)
    • Konsept Sanatı Antolojim
    • Yazılar
    • Linktree
    • Hakkımda
  • BLOG
  • İLETİŞ
  • Türkçe
  • İngilizce

Bir Otobüs Öyküsü: Körüklü Karamelli Dilekçe

Tarih: 2013-05-23
Kategori: Hikâye

Körüklü Karamelli Otobüs

Atölyedeki beşinci ödevimiz çok kazıktı. Yazılmış bir öykünün devamını getirmek. Yazar rahmetliyse kemiklerini sızlatacak, diriyse romatizmal rahatsızlıklara sebep olacaktık. Neyse ki çok okuyan biri değilim -dünya üzerindeki tüm literatürü hesaba katarsak- önceden okuduğum bir hikâye değildi. Sonra öğrendik ki hikâye Etgar Keret’e aitmiş. Giriş paragrafı aşağıda, körüklü karamelli devamı ise daha aşağıda. İyi okumalar…

Bu öykü geç gelen yolculara asla kapı açmayan bir otobüs şoförüne dair. Kimseye. Ne otobüsün yanında koşup ona yalvaran bakışlarla bakan ezik lise öğrencilerine, ne kapıya aslında zamanında gelmiş de bütün suç şoförünmüş gibi vuran sinirli tiplere, ne de onu ellerindeki alışveriş torbalarını sallayarak durdurmaya çalışan yaşlı ve titrek kadınlara. Kötülüğünden değil, çünkü kötülüğün zerresi yoktu bu otobüs şoförünün ruhunda; ideoloji meselesiydi sadece.
[Okumaya devam et…]

Etiketler: edebiyat atölyesi

Küçük Kara Sinek Öyküsü – Tabu Sözcükler

Tarih: 2013-05-08
Kategori: Hikâye

Edebiyat atölyesinde yazdığım bir öykü, daha sonra bunu animasyon filmine dönüştürmeye de karar verdim. İntro yapımı aşamaları bu linkte, öykünün tam metni ise aşağıda. Keyifli okumalar.
[Okumaya devam et…]

Etiketler: edebiyat atölyesi

Eşya Hukuku: Sandalye – Yazı Atölyesi 3

Tarih: 2013-04-24
Kategori: Hikâye

Eşya Hukuku (Mini Öykü)

Benim gibi yazı konusunda içdisiplin sağlayamayan kişiler için edebiyat atölyeleri biçilmiş kaftan. Bu haftaki atölye görevimiz  fotoğraftan yola çıkarak hikaye uydurmaktı. Uydurduk. Çok da eğlendik. Sağ olsun hocamız öykülerimizi Yazı Çizi’de yayınladı (to brodcast, to publish değil). Dolayısıyla fotoğrafı çeken sanatçının yorumunu da aldık. Sanırım internet yazarlığı bu yöne kayıyor. Yazı, görseller, bağlantılar, animasyonlar ve yorumlarla daha etkileşimli hâle geliyor. Eskiler rahatsız olabilir; ancak zaman ileri doğru işler. Uzatmayalım, Eşya Hukuku tek sayfalık tek fotoğraflık kısa bir öykü. Sanırım tarz yaptım kendime insan olmayanları konuşturmak kolayıma geldi…


[Okumaya devam et…]

Etiketler: edebiyat atölyesi

Kadim Koltuk – Yazı Atölyesi 2: Sözcükleri kullan.

Tarih: 2013-04-17
Kategori: Hikâye

Digital Painting: My father watching western movie on the sofa

Geçenki Mekan Anlatmaca ödevinden sonra bu seferki yazı atölyesi çalışmamız rastgele seçilen altı sözcükten bir hikaye uydurmaktı. Ben de uydurdum. Bence uydu, güzel keyifli bir çalışma oldu. Evde deneyebilirsiniz. Sözcükler: Bardak, bulut, deli, koltuk, zaman, kelebek, salkım


[Okumaya devam et…]

Etiketler: edebiyat atölyesi

Bir Horoz Öyküsü: Horoz Zamanı @ Gümüşlük Akademisi – Müge İplikçi Edebiyat Atölyesi

Tarih: 2012-08-22
Kategori: Hikâye

Ressam: Funda Tarakçıoğlu (Horoz Zamanı)
21 Haziran 2012 (En uzun gün)
Müge İplikçi Edebiyat Atölyesi

Bir edebiyat atölyesindeyim ve bir horoz öyküsü yazacağımdan henüz haberim yok. Hava sıcak. Su şişeleri, fanlar, açık pencereler, açık kapılar… Hiç biri serinlemeye yeterli değil ve atölye insanlarla dolu: 11 kadın 1 erkek. İlk ders olduğundan, herkes kendini tanıtmaya başlıyor, derken bir horoz sesi “Üürürüüü üürürüüü!!!” Horoz o kadar yüksek sesli ötüyor ki birbirimizi duyamıyoruz. Sonra toplumsal cinsiyet rolleri devreye giriyor ve bahçe şamanı Latife “Haydi Serdar, şu horozu kovala!”

İşte atölye hikâyem böyle başladı. “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” kitabı ve Müge İplikçi rehberliğinde bir yolculuğa çıktık. Üç günlük yoğun bir yazı seyahatiydi. Eve dönüp denize ayağımı bile sokmadım dediğimde şaşırdı evdekiler. Öyle tatil mi olurmuş. Fiziki suyu boş verin dedim, boğucu şehir yaşantısından çıkıp usta yüzücü Müge Hocayla edebiyat sularında kulaç attık ne diyorsunuz? Ama fazla açılmadım. Önemli olan eğlenmekti zaten ve ortaya neşeli bir hikâye çıktı. Lafı fazla uzatmadan hikâyeye geçelim ne dersiniz.


[Okumaya devam et…]

Etiketler: edebiyat atölyesi, gezi, Gümüşlük Akademisi

Deniz Yıldızı Hikayesi Fenomeni

Tarih: 2012-08-10
Kategori: Hikâye

Deniz Yıldızı Fırlatan Kız Hikayesi

Önbilgi: Sahipsiz zannedilen; ama İngiliz literatüründe çok bilinen “Deniz Yıldızı” adlı hikayenin kaynağına ulaştım. İnternet için sadeleştirilmiş halini çevirdim ve tabi sonuna da herkes gibi biraz eklemede bulundum. Sonuçta hikaye 1969’da yayınlanmış, bazı öğeler eski; ama kurgu açısından minimalist olduğundan eklenip değiştirilmeye de çok müsait evrensel bir hikâye. Yazar ilerde bu hikayenin bir internet fenomenine dönüşeceğini tahmin etmiş miydi acaba? Teşekkürler Eiseley! Neyse, biz hikâyemizi okuyalım.
[Okumaya devam et…]

Etiketler: uyarlama öykü

Duyguların Hikâyesidir: Aşk, Çılgınlık, Kıskançlık ve Şefkat v4.2

Tarih: 2012-06-06
Kategori: Felsefe, Hikâye

duygular

Önbilgi: 2003’ten beri yazarını bulmadığım ve eklemede bulunduğum öykü, yukarıda da hazırladığım tipografik görsel. Bu belki de İnternet’in en çok paylaşılan öykülerinden: “Love is Madness” yazar bilinmiyor. Fabl olduğundan şüpheleniyorum; derleyeni de bulamadım. Bulanlar lütfen lütfen bir şekilde bilgilendirsin. İçeriklerin izinsiz ve alıntısız paylaşılmasına karşıyım ancak bazı içeriklerin sahibi de yok ve İnternet’te sahipsiz köpek yavruları gibi geziniyorlar. Sanal dünyaya yeni gelen insanların sevecenlikle başını okşadığı bu yazılar, bir postadan bir postaya, bir forumdan bir foruma, paylaşıla paylaşıla daha da anonimleşiyor.


[Okumaya devam et…]

Etiketler: duygu felsefesi, uyarlama öykü

Kindirella: Nobran Prens

Tarih: 2012-03-15
Kategori: Hikâye

Sindirella Ayakkabı

Bir varmış, bir yokmuş. Paranın kulu çokmuş, Döngüsel zaman içinde doğrusal zaman dışında, deve hoca iken, pire asistan iken, ben medeniyetin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bi tane Kindirella varmış…
[Okumaya devam et…]

Etiketler: uyarlama öykü

Sinema Edebiyat Evliliği Hikâyesidir

Tarih: 2012-02-09
Kategori: Hikâye, Sinematografi

Dostoevsky: Balta

Eskiden sinema mı vardı? Yazı vardı, yazı. Tabi ondan önce söz, ondan önce işaret, ondan önce de bakış… Ama bu Sanat’ın âsi kızı Edebiyat’ın hikayesidir.

İnsanlar bir gün “Biz okurken çok sıkılıyoruz, bunları tembel kulaklarımız için seslendirin, çapkın gözlerimiz için canlandırın; sözlü işaretli bakışlı kültürümüze hitap etsin.” dedi ve Tiyatro doğdu. Tiyatroda efsaneler canlandı, Trajedi doğdu. Seyirciler üç üstü çocuk yapıp çoğaldıkça amfileri yetişemez oldu. Bu arada sanatın asi çocuğu Edebiyat altın çağını yaşıyordu. Hiç bir kardeşi saygıda kusur etmiyordu. Ta ki tiyatrodan biri “Hadi bunları filme çekelim sarıp sarıp baştan izleyelim” diyene dek. Ve böylece yedinci çocuk, Sinema doğdu. Doğar doğmaz Edebiyat’a âşık oldu, Edebiyat bu genç ve çıtır kısmeti kaçırır mı? Vakit kaybetmeden evlendiler.

Uzun bir süre Sinema, diğer sanatlar gibi Edebiyat’ın sofrasından beslendi: romanlar filmlere; öyküler kısa filmlere; şiirler kliplere dönüştü. Ve bir gün Sinema, aldattığı karısı Edebiyat’a, “Ben artık çıtır Senaryo’yu seviyorum ayrılıyorum senden!” dedi ve gitti. Artık Sinema, Edebiyat’ın yüzüne bakmıyor, Senaryo ile kırıştırıyor, bundan türeyen çocuklar salonları dolduruyordu. Derken kopyacı korsanlar, piyasayı istila etti, salonları basıp seyircileri kovaladı. Korkudan herkes evine kapandı, televizyonla korsan filmlerle uyuşturdular kendilerini.

Sinema krizdeydi. Artık ne yapsa anında internete düşüyor ve herkesçe paylaşılıyordu, bu yüzden Sinema’nın sigortası attı ve Senaryo’yla arası açıldı. İntikam soğuk yenen bir yemekti. Bunu fırsat bilen Edebiyat yeraltından çıkıp, şımarık Senaryo’yu ziyarete gitti. Burnu büyük Senaryo, bunlara hiç yüz vermediği gibi stüdyodan kovdu. Bunu hazmedemeyen kıskanç ama gururlu Edebiyat, Raskolnikof`un (bkz: Suç ve Ceza) baltasını alarak senaryonun beynini akıttı; çünkü edebiyat aynı zamanda kıskançtı.

Bu aşk cinayetinden sonra Edebiyat vicdan azabı çekmedi, üstüne üstlük merhumun özel efektleriyle kendine senaryo süsü verdi. Popüler kültürden kör olmuş Sinema eve döndüğünde yerdeki kanları film dekoru zannetti, Senaryo kılıklı Edebiyattaki değişikliği ise hiç fark etmedi ve sonuç olarak Sinema Edebiyat evliliği bir şekilde devam etti.

  • <<
  • Sayfa 1
  • Sayfa 2
  • Sayfa 3
  • >>
  • LinkedIn
  • Behance
  • ozthealem
  • Paylaşım İmajı

Günün En Çok Bakılanları

  • stereogram serdaraOto-Stereogram (Şaşı Bak Şaşır) Çeşitleri ve Yapılışı (3)
  • en iyi anime serileriEn Favori Anime Dizilerim: Evangelion, Fullmetal… (0)
  • biyometrik serdiEvde Biyometrik Fotoğraf Nasıl Çekilir (Çözümlü) (0)
  • Fight Club Official Trailer 1999 Brad Pitt Edward NortonDövüş Kulübü 1999 Film Analizi – CPLT481… (0)
  • Karagöz Hacıvat Gölge Oyunu AnimasyonAnimasyon Çeşitleri, Etimolojisi ve Felsefesi (1)
  • Typeface tableTipografiye Giriş: Tipografi Font Typeface Nedir? (0)
  • Ressam: Funda Tarakçıoğlu (Horoz Zamanı)Bir Horoz Öyküsü: Horoz Zamanı @ Gümüşlük Akademisi… (0)
  • IELTS HazırlıkIELTS Hazırlık: İngilizce Sınav Tavsiyeleri (0)

Seçme Yazılar

Koff Animasyon - Müslüm Gürses

Müslüm Gürses Animasyon – Koff Animasyon Bunu Nasıl Yapmış?

Kişiler nasıl yapmış köşemizde bugün Türkiye’nin incisi göz bebeğimiz Koff Animasyon’un 2017’de yaptığı Müslüm Gürses canlandırma filminin kamera arkasına bakıyoruz. (Filmi hâlâ izlememiş olanlar yukarıda bulabilir.)

Ozgur Serdar Altunoglu © 2026

  • Türkçe
  • English